Hayvansın Rıza!
ortamın iç basıncı düşüyor. zincirler kendiliğinden kopuyor; yenileri geliyor. yenileri, çok sağlam değiller.
bir seyirci olarak kleptoman,
seni seyrediyorum muharrem; hayatının mahremiyetine gözümü diktim, bağrımı bastım, yumruğumu sıktım, yüreğimi koydum. canıma değecek yakında... çok acıyacak.
kişisel böbürlenme saatine hoş geldiniz.
kendimi beğeniyorum. boş değilim adeta. çekilmez olduğum anlar elbet var. dişi aslına bakarsak, zaten çekilmez. ben bile çekemiyorum kendimi. neyse,
sağdan yakın bir arkadaşa, soldan da çocukken yazlığımızda aşık olduğum çocuğa benziyorum. çok güzel insanlara benzetiyorum kendimi. onları da şimdilerde görsem...bir güzel benzetebilirim ya... bunu da geçelim.
(ama o yazlıktaki çocuk, şimdilerde yunan heykeli kıvamında geziniyor. buna pek bi içerledim.)
stil sahibi olduğumu düşünüyorum. hatta, kişiye özel stil danışmanlığı yapmak gibi bir iddiam var. ilgilenenler olursa, zevkle yapabilirim.
yalnız, pek sevilmiyorum. fazla gerçekçi olduğum için olabilir. hoş görüden nasibimi almamış olabilirim. ama bu almayacağım anlamına da gelmiyor, değil mi? konuşamıyor da olabilirim. hatta sıkıcı...? yine de, benden daha çekilmezleri olduğunu düşünürsem, ALLAH'IM N'APIYORUM BEN?? gibi bir düşünce oluşmaz kafamda.(oluşmalı mı acaba?)
not: monologlarınız için sağ alt köşeye cv'nizi bırakınız. en geç 3 gün içerisinde size geri dönüleceğini garanti ederim.
bir de şöyle bir şey var. (bu cümleyi kuran son kişiyi kumsalın ortasında terk ettim.) hangi ilişkiye sonsuza kadar sürebilir garantisi verebiliriz ki? filips bile en dayanıklı ürününe 2 yıl garanti verirken, nasıl olur da ben ruhumun iç dengesini o kadar dayanıklı kılabilirim herhangi bir diyalog içerisinde? saçmalama, gıcık olma, küfür etme, dinlememe, istememe haklarımın hangi birine kompile tahammül edebilir birisi? ya da ben?
aman, hepsi ayrı bir muallak.
n'olur muharrem, geri dön. sana vişneli tart yapıcam. mozayik pasta, üstüne de kartdor yapıcam bir de.
aşure de yapayım mı?
0 öptüm, bay.:
Yorum Gönder